DLETurkey


Sitemap İletişim Anasayfa

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLAR

Yazar: , Konu:
Hatay Ülkü Ocakları Bozkurt
Yazar: , Konu:
Afyonda Cephane Patlaması sonucu Şehit olan ASKERLERİMİ ...
Yazar: , Konu:
Hatay Ülkü Ocakları Bozkurt
Yazar: , Konu:
Hatay Ülkü Ocakları Bozkurt
Yazar: , Konu:
Hatay Ülkü Ocakları Bozkurt
Yazar: , Konu:
Hatay Ülkü Ocakları Bozkurt
Yazar: , Konu:
Hatay Ülkü Ocakları Bozkurt
Yazar: , Konu:
Hatay Ülkü Ocakları Bozkurt
Yazar: , Konu:
Hatay Ülkü Ocakları Bozkurt
Yazar: , Konu:
Hatay Ülkü Ocakları Bozkurt

SİTE İSTATİSTİKLERİ

Siteye Yazanlar:
  1    CwDeeN 43
  2    Vania04493 4
  3    DonetteGlassey 3
  4    PaulaNettleton 3
  5    DonteRobin33674 3
  6    TrishaL3040190 3
  7    JacquettaSprouse 3
  8    AlisaVvu65 3
  9    SherryBavister 2
  10    AlenaHart02 2


Makaleler:
  Son 1 Saat: 0
  Bugün: 92
  Bu Ay: 4600
  Toplam: 20049
  Onay Bekleyen: 20005


Kayıtlı Kullanıcı:
  Yeni Kayıt:207
  Son 1 Saat:1
  Bu Ay:15275
  Toplam:55319
  Yasaklı:0

Son Kayıtlı Kullanıcı:
HolleyKeisler70

TAKVİM

«    Eylül 2017    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
 

KONTROL PANELİ

SAAT

ANKET


Mükemmel
Iyi
Idare Eder
Kötü
Berbat


ÜLKÜCÜ MEKTUPLARI

REKLAM

YazarYazar: CwDeeN | TarihTarih: 10-12-2010, 01:27

Türkler, özellikle Oğuz Türkleri arasında cihan hâkimiyetinin sembolü olarak ifadesini bulmuş bir mefhum veya mefkuredir. Kızılelma, Türklerin yaşadıkları bölgeye göre batı yönünde ulaşılması gereken bazen bir belde, bazen de bir ülkedeki taht veya mabet üzerinde parıldayan veya cihan hâkimiyetini temsil eden som altından yapılmış kızıl renkli altın bir yuvarlak yahut top olarak tahayyül edilmektedir.

Bu altın top bazen zaferin işareti, bazen hâkimiyetin sembolü, bazen de fethedilmek üzere hedef seçilen yerin sembolü olarak ifade olunmuştur. Türklerde çok eski inanç ve töreye dayanan Kızılelma, Türkistan sahasından Hazar denizinin doğusundan gelen Oğuzların, Hazar kağanının ipek çadırının üzerinde hâkimiyetin ifadesi olarak bulunan altın top (Kızılelma'yı) ele geçirmeyi ülkü edinmişler.

Buradan İran'da hüküm süren Türk boylarına, oradan da Osmanlılara geçmiştir. Osmanlı Türk devletinin Macaristan'da bulunan Kızılelma'yı bulup ele geçirmelerinden sonra fethetmek istedikleri yerlerde bir Kızılelma'nın varlığına inandığı ve bu uğurda mücadele ettiği görülmektedir. Türkler, inandıkları Tek Tanrı'nın dünya hâkimiyetini kendilerine ihsan ettiğine iman etmişlerdi. Bunu Bilge Kağan'ın ; "Tanrı irade ettiği için tahta oturdum; dört yandaki milletleri nizama soktum" sözlerinden de anlamaktayız. Yine Bilge Kağan'ın ağzından Türk imanı şöyle ifade edilmekteydi; Türk Tanrısı, milleti yok olmasın diye babam İlteriş Kağan'ı ve anam İl Bilge Hatun'u gökten tutup yükseltmiştir.

Oğuz Kağan'ın doğumundan itibaren ilâhî bir nurla beslendiği tarihî ve efsanevî kaynaklarda yer almaktadır. Oğuz Kağan'ın Tanrı tarafından ilâhî kudretle techiz edilmesinin yanında yardımcısı ve rehberi de aynı kaynaktan beslenmiştir. Gökten indirilmiş Gök-Börü (Bozkurt) Oğuz'un seferleri sırasında ona kılavuzluk yapar. Oğuz Destanı'nda geçen şu mısralar bunu en güzel şekilde izah etmektedir:

"Ben sizlere oldum kağan

Alalım yay ile kalkan

Nişan olsun bize buyan

Bozkurt olsun bize uran"

Turdı Han'ın 598 yılında Bizans İmparatoru Maurikianur'a gönderdiği mektupta geçen ; "Dünyada yedi iklimin efendisi ve yedi ırkın kağanı..." ibaresi ile Tuna Bulgarlarının hanı Melemir Han'ın kendisi ve şahsında ifadesini bulan Türkler için kullandığı; "Tanrı tarafından gönderilmiş Tanrı'ya benzer Melemir Han..." ifadesi Türk milletinin İslâmiyet'ten önceki dönemde Tanrı tarafından kutlu kılınmış olduğu inancını göstermektedir. Bu ve buna benzer çeşitli inançlar, Türklerin İslâmiyet'i kabul etmelerinden sonra da devam etmiştir. Kendilerini Tanrı tarafından dünya nizamını sağlamak için gönderildiklerine inanmışlardır. Zira Türk insanının mücadeleci ruhu ve cihan hâkimiyeti ülküsü İslâmî inanışa da uygundu. İslamiyet'ten önce kahramanlara verilen alp'lik unvanı, İslâmiyet'ten sonraki dönemlerde alp-eren şeklini alıyor, böyle hayat buluyordu. "Benim Türk adını verdiğim ve şarkta yerleştirdiğim bir ordum vardır.

Bir kavme gazaplandığım zaman onları o kavmin üzerine saldırtırım" mealindeki hadis-i kutsi, İslâm dünyasında Türkler hakkında söylenen rivayet ve kehanetlere örnektir. Hz.Muhammed'in ; "Horasan'da Arap olmayan, güzel yüzlü hâkim bir insan zuhur edecek; onun adı da benimki gibi Muhammed olacak ve Büveyhilerin baskısına son verecektir. Horsan'dan Büyük Dervazat'a kadar fetihler yapacak. Irak, İran ve Mekke hutbelerinde adı okunacaktır " mealindeki hadis ile "Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayınız" mealindeki hadisler bütün İslâm dünyasında dilden dile yayılmaktaydı.

Türkler, gerek İslâmiyet'ten önceki GökTanrı inancı zamanında, gerek İslâmî dönemde kendilerinin Tanrı tarafından dünyaya hükmetme ve adaleti sağlamak için yaratıldıklarına ve hayat felsefesinin bu düşünce ile şekillenmesi gereğine inanmışlardır. Eski dönemlerden itibaren dünya nizamını sağlamak üzere mücadele eden Türk milleti, islâmiyet'i kabul ederek maddî ve manevî yönden bir yükselişe erişmişlerdir.

İdeallerini, kendilerinin dünya nizamını sağlama ülkülerini bu iman kaynağından beslemişlerdir. Bu kaynak Kızılelma'nın manevi yönünü teşkil eder. Tarih ilminin tespit ettiği ve kendine mahsus ileri bir kültür örneği olan Bozkır kültürü , M.Ö. l500-l700 yılları arsında teşekkül eden ve yaşayan örnek bir kültür olarak bilinmektedir. Atın ehlileştirilmesi ve demirin ileri bir teknikle işlenmesi bu kültürün önemli özelliğidir. Mücadeleci bir yapıya sahip olan Türk milleti, bunun gereği olarak ihtiyaçları ölçüsünde seyyar evler, hastahaneler ve eğitim kurumları yapıyorlardı. Bu hâl onların kolay hareket etmelerine, mekân değiştirmelerine imkân sağlıyordu. Bunun yanında medeniyetin ölçüsü sayılan giyinme, en pratik ve en kullanışlı seviyededir. Madde ile ruh, mazi ile hâl ve muhafazakârlık ile inkılâpçılık , Türk insanının yapısında öyle kaynaşmıştır ki, bu kaynaşmanın eseri, siyasî, içtimaî ve hukukî nizam, Türk devletlerinin ihtişamında belirerek yüzyıllarca yaşamış ve milletin yaşamasını sağlamıştır.

Bu birleşme, Türk milletinin sosyal yapısı ile yakından ilgilidir. Sosyal yapının çekirdeği olan ailenin sağlam olması, bunun uruğ, boy, budun şeklinde teşkilâtlanması, buradan devletin doğmasına ve devlet kanalıyla bir milletin ideallerini gerçekleştirmesi sonucunu getirmektedir. Aile, uruğ, boy ve il (Devlet)in sağlam teşkilâtlanması bir yandan millî ideallerin ve mefkûrelerin birliğini sağlıyor, bir yandan da Türk ruhundaki dinamizm ve hürriyet fikrinden olsa gerek, büyük devletlerin kurulması yanında parçalanmayı da beraberinde getiriyordu. Bu tarz katı devletçilik şekli, âdeta kendi arasında bir yarışa zemin hazırlıyor, Türkün Kızılelma'ya gitmesini daha da dinamik kılıyordu. Türk milletinin sosyal yapısı, sosyal yapıyı ayakta tutan maddî ve manevî dinamikler, onların Kızılelmaya yol almalarını gerektirmekteydi. Binlerce yıldan beri milletin şuuraltına yerleşen bu duygu, tarihî dönemler itibariyle yeniden zuhur ediyor, yeniden millete hayat veriyordu. Onların hayata sıkı sıkıya bağlanmalarını ve kendi dinamiklerini korumalarını sağlıyordu. Oğuz Han'dan Alparslan Türkeş'e kadar Kızılelma ülküsü Türk milletinin var olma ve idare etme idealinin en üst seviyede olmasına işaret sayılır. Oğuz Kağan, hâkimiyetin sembolü olarak altın evini kurar, altın evin kurulmasından sonra sefere çıkar.

Kategori: Ulkumuz

Turan

YazarYazar: CwDeeN | TarihTarih: 10-12-2010, 01:26

Turancılık, Türkiye'de 60 yıldan beri tartışılan bir konudur. Zaman zaman, Türklerle akraba milletleri de içine alan bir sistem hâlinde düşünülmekle beraber bugün "Turancılık" deyince Türkiye'de anlaşılan şey, tarihî mirasları da dahil olduğu halde bütün Türkleri tek devlet hâlinde birleştirmek ülküsüdür ve her ülkü gibi nesillere bakan, kan ve can vergisi isteyen, gönüllere heyecan katan bir inançtır.

 

YazarYazar: CwDeeN | TarihTarih: 10-12-2010, 01:22

 

1: Hatay Ülkü Ocakları, Türk İslam ülküsü ve ülkücülerinin gönlündeki solmayan ülkü çiçeğinin bir ifadesidir .

2: Hatay Ülkü Ocakları, Türk milletine ve Türk devletine bağlılığın ve sevginin göstergesidir.

3: Hatay Ülkü Ocakları, kara eylüllerin soldurduğu ve yerine açmayacak sanılan ve karına boranına aldırmadan yeniden filizlenip boy veren ve bir daha soldurulamayacak kadar güçlü olduğunun göstergesidir.

4: Hatay Ülkü Ocakları, binlerce şehidimizin kanıyla sulandığı Anadolu topraklarında yeni senaryolarla bölünmek istenen yüce Türk milletinin yunusça sevgiden anlamayanlara yavuzca konulan tavrın gösterilmesidir.

5: Hatay Ülkü Ocakları, Türk İslam ülkücülerinin iman ve inancı gereği karamsarlığa kapılmayıp hedef turan rehber kuran ilkesiyle mücadelenin hiç bitmeyeceğinin ve yaratılanı severiz yaratanda ötürü, düsturuyla hareket etmenin bir yansımasıdır.

6: Hatay Ülkü Ocakları, Kahpe ellerin, üç gardaşa üç mekân, biri şehit, biri, sürgün, biri zindan, olan mekânlarında şehitlerimize saygı, gazilerimize sahip zindan ve sürgünlerimize itibarlarının iadesi ve esaret ve tutsaklığın son bulması için verilen mücadeleye katkının yeridir.

7: Hatay Ülkü Ocakları, ülkücü hareketin tek başına iktidar mücadelesine katkı yapmak için verilen mücadelede dava erlerine destek sağlamanın yeridir.

8: Hatay Ülkü Ocakları, ülkücü hareketin olmazsa olmazı, LİDER, DOKTRİN, TEŞKİLAT, ilkesini esas alarak ülkücü hareket içinde her türlü bölücülüğe ve yıpratmaya karşı duruşun ifadesidir.

9: Hatay Ülkü Ocakları, ülkücü hareketin kuruluşundan günümüze dava ve teşkilata hizmeti olan herkese derin bir saygı duymakla birlikte şahısları eleştiri ve tartışma konusu yapmayıp şahıslara bağımlı hareket edilmeyeceği ve ülkücü iradenin üstünde bir iradeyi tanımayacağının tavrının konulmasıdır.

10: Hatay Ülkü Ocakları, ülkücü kuruluşlara gönül bağı ile bağlı olup tüm faaliyetleri sadece kendini bağladığını şimdiden kabul eder.

11: Hatay Ülkü Ocakları, ülkücü hareketin sloganı olan, ÜLKÜCÜ HAREKET ENGELLENEMEZ, Sözünü 12 Eylüle inat ÜLKÜCÜ HAREKET ENGEL TANIMAZ, olarak her faaliyetinin altına atılan imzası olarak atacakdır.

12:Hatay Ülkü Ocakları, kısacası DÜNYA TÜRKLÜĞÜNÜN ve ÜLKÜCÜ HAREKETİN BAŞBUĞU, ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN, yolunu yol bilen ve bu yolda gidenlere fikri destek vermek için fikirlerini paylaşmanın adresi ve mekânı olmaya aday bir adresin adıdır.


 

 

 
Aksakallı''nın Kaleminden
 
Kesintisiz Askerin Kalemi
 
 
 
 
 
 

YazarYazar: CwDeeN | TarihTarih: 9-12-2010, 22:30

     


Sizde buraya reklam verin.